Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
SAMSUN GEZİYOR TURİZM olarak, Kültür Turları kapsamında güzel yurdumuzun kültürel ve coğrafi
Zenginliklerini uzmanlaşmış personelimiz eşliğinde, siz değerli dostlarımıza tanıtmak amacı ile hazırlamış
olduğumuz turumuza sizleri alarak İzmir‘e doğru yola çıkarak başlıyoruz.
Yoldaki molalarımızın ardından sabahın erken saatlerinde İzmir’e varıyoruz. Güne, doğanın huzurunu
iliklerimize kadar hissedeceğimiz Çiçekli Köy’de yapacağımız keyifli bir kahvaltıyla başlıyoruz. Ardından
begonvil kokulu sokakları, tarihi taş evleriyle Ege’nin incisi Çeşme’ye doğru yola çıkıyoruz. Çeşme’ye
vardığımızda gezimize ilk olarak denize hâkim konumuyla dikkat çeken, tarihi atmosferiyle bizleri geçmişe
götüren Çeşme Kalesi ile başlıyoruz. Kalede rehberimizin anlatımı eşliğinde tarihin derinliklerine kısa bir
yolculuk yapıyoruz. Sonrasında 1528 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Kervansaray’ı
görüp, kısa bir tarih molası veriyoruz. Çeşme Marina’da vereceğimiz serbest zamanda, dileyen misafirler
deniz kenarında yürüyüş yapabilir ya da kafelerde dinlenebilir. Belirlenen saatte tekrar buluşup rotamızı
Alaçatı’ya çeviriyoruz. Rengârenk sokakları, taş evleri ve özgün mimarisiyle bizi karşılayan Alaçatı’da, hem
yerel ürünler hem de sevdiklerimize alabileceğimiz hediyeliklerle dolu Alaçatı Pazarı’nı geziyoruz. Osmanlı ve
Rum mimarisinin iç içe geçtiği dar sokaklarda dolaşırken, bölgenin kendine has havasını soluyoruz. Ardından
öğle yemeği için verilen serbest zamanın sonunda Seferihisar’a doğru yola koyuluyoruz. Seferihisar’a
ulaştığımızda, sahil kasabası Sığacık’a geçerek, surlarla çevrili kale içindeki sokaklarda ve sahilde serbest
zamanımızı değerlendiriyoruz. Günün sonunda, konaklama için İzmir’e doğru dönüş yolculuğumuza
başlıyoruz. Otelimiz Konak bölgesinde, sahile yürüme mesafesinde yer alıyor. Dileyen misafirlerimiz akşam
otele yerleştikten sonra Konak’ın tarihi dokusunu keşfetmek üzere kısa bir yürüyüşe çıkabilirler.
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından, yaklaşık olarak 1.5 saat süren bir yolculuğun
ardından kuşadasına varıyoruz ardından yarım gün sürecek olan yüzme molalı ve öğlen yemeği dahil olan
tekne turumuza başlıyoruz kuşadasının en güzel koylarında yüzerek güzel bir tekne turu yapıyoruz. Günün
devamında, yöresel tatların sunulduğu bir restoranda yemek molamızı verdikten sonra, adını efsanevi bir
çağda dağlara vuran kırk kişiden aldığı rivayet edilen, Rumlar tarafından Kirkince, Kirkice gibi farklı biçimlerde
anılan ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında İzmir Valisi Kazım Dirik’in talimatıyla Şirince olarak resmiyet kazanan
tarihi köyümüze doğru yol alıyoruz. 19. yüzyılda özellikle incir üretimiyle ünlenmiş, 1.800 haneli bir Rum
kasabası olan Şirince, 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi sonrası Kavala’dan gelen mübadillerle yeni
bir kimlik kazanmıştır. Şirince’de taş sokaklarda yürüyüp eski Rum evlerini inceliyor, rehberimiz eşliğinde
şarap mahzenini ziyaret ediyor ve dileyen misafirlerimiz burada şarap tadımı yapabiliyor. Günün son
bölümünde, Türkiye'nin Ege Bölgesi’nde, ılıman iklimi ve doğal zenginlikleriyle dikkat çeken Menderes Nehri
vadisine doğru yola çıkıyoruz.
Yolculuğumuzun sonunda, kırmızı, yeşil ve sarı tonlardaki termal sularıyla ünlü Karahayıt’a ulaşıyoruz.
Pamukkale ve Hierapolis’in eteklerinde yer alan bu turistik bölgede akşam yemeğimizi aldıktan
konaklayacağımız otele geçiyoruz. Misafirlerimiz odalarına yerleştikten sonra dilerlerse otelin termal
havuzlarında ya da hamam ve sauna bölümünde günün yorgunluğunu atabilirler.
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından kısa bir yolculukla Pamukkale’ye doğru yola
çıkıyoruz. Yaklaşık 15 dakika süren bu yolculuğun ardından, rehberimiz eşliğinde Hierapolis Antik Kenti’ni
gezmeye başlıyoruz. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu antik şehirde; Roma Hamamları,
Gymnasium, Büyük Kilise, Antik Havuz, Apollon Tapınağı, Nymphaeum (Anıt Çeşme), Antik Tiyatro, Sütunlu
Cadde, Bizans Kapısı, Roma Zafer Kapısı ve geniş bir alana yayılmış Nekropol'ü ziyaret ediyoruz. Bu etkileyici
antik kent turunun ardından, doğanın büyüleyici mucizelerinden biri olan Pamukkale Travertenleri’ni
görüyor, bembeyaz kalker teraslar üzerinde yürüyerek manzaranın keyfini çıkarıyoruz. Ardından rotamızı,
berraklığı ve turkuaz rengiyle "Türkiye’nin Maldivleri" olarak anılan Salda Gölü’ne çeviriyoruz. Göl kenarında
yürüyüş yapıp fotoğraflar çekiyor, bu doğa harikasının tadını çıkarıyoruz. Son durağımız ise mor tonlarıyla göz
kamaştıran lavanta tarlaları oluyor; burada bol bol fotoğraf çekip lavanta ürünlerini inceleme fırsatı
buluyoruz. Tüm bu unutulmaz anların ardından, güzel anılarla dolu bir günün sonunda Samsun’a dönüş için
yola çıkıyoruz.
Samsun’a varışımızın ardından, değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak, bir başka SAMSUN
GEZİYOR organizasyonunda buluşmak dileğiyle sizlerle vedalaşıyoruz.
İlk yorumu siz yapın